Orthosia’nın Hikayesi
Menderes Havzası’nın bereketli toprakları, tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yaptı; kuşaklar boyunca süregelen bir yaşam kültürüne kök oldu.
Binlerce yıl önce Orthosia sokaklarında yankılanan hayat, bugün bizim zeytinliklerimizde, gümüş yapraklı dalların arasında yaşamaya devam ediyor.
Gökyüzü’nün altındaki en güzel yeryüzü.
Bugün biz de, Herodot’un “Gökyüzü’nün altındaki en güzel yeryüzü” diyerek övdüğü topraklarda, Aydın Yenipazar’da, 2.800 yıllık Orthosia antik kentinin hemen üzerindeyiz.
Bu topraklarda yalnızca zeytin yetişmez; tarih, emek, sabır ve 28 asırlık bir miras da yaşamaya devam eder.
Taş’ın İnadı.
İstiklal Madalyalı dededen kalma bir bahçede, asırlık zeytin ağaçlarıyla birlikte toprağına kök salmış, içinde dört nesil büyütmüş, hâlâ tavan ahşaplarında salıncak izlerimizi taşıyan, bizi en sıcak sofralarda ağırlamış, en huzurlu uykulara emanet etmiş,
her bir köşesi tarih ve anılarla dolu, artık unutulmaya yüz tutmuş olsa da zamana ve her yıkım girişimine inatla direnmiş,
yorgun, harabe, ama mağrur bir taş evi yeniden hayata döndürdük.
Hafızanın İzleri.
Artık sadece bizi değil,
sofrasında sizi de ağırlayabilsin,
ve hikayesini ağırladığı herkese
anlatmaya devam edebilsin diye,
gururla taşıdığı salıncak yaralarını
ve 4 nesil hayatın
her bir duvar taşındaki
hüzün, sevinç, emek ve umut dolu izlerini koruduk.
2.800 Yıllık Bereket.
Kadim topraklarımızda 2.800 yıldır aynı yerde, aynı güneşe, aynı rüzgâra ve aynı toprağa tutunarak yetişen zeytinlerimizin bereketine, taş evimizin yaşama inadını kattık,
en doğal, en saf, en dürüst haliyle şişelerimize doldurduk.
Orthosia’dan sofranıza, bir asırlık onurla…